DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Kemal Turgut Göle
Kemal Turgut Göle
Giriş Tarihi : 26-07-2021 22:35

Arslantepe Höyüğü UNESCO Kültür Mirası Kalıcı Listesinde

Arslantepe Höyüğü UNESCO Kültür Mirası Kalıcı Listesinde

Malatya’nın önemli kültürel değerlerinden Arslantepe Höyüğü nihayet hak ettiği değere kavuşuyor. 2014 yolundan beri Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdinde başlatılan çalışmalar sonucu 2019 yılında dosya bakanlık tarafından UNESCO’ ya gönderilmiş ve nihayet bugünde toplanan komite tarafından tescillenerek UNESCO kalıcı listesinde yer alarak Türkiye’nin kayıtlı 18 olan Kültür Mirası Arslantepe ile 19’a yükseltilmiştir.

UNESCO Komitesinin Çin'in ev sahipliğinde online olarak düzenlediği programın “çok anlamlı” bir şekilde 44. Oturumunda kalıcı Kültür Mirası adayı olarak tescillenmiş olan bu güzel gelişme göğsümüzü kabartmıştır. Hayırlı olsun diyorum emeği geçenlerin hepsine teşekkür ediyorum.

Arslantepe Höyüğü bilindiği gibi Fransız bir ekip tarafından Louis Delaporte tarafından 1932 tarihinde başlatıldı. Akabinde 1961 yılında Roma La Sapienza Üniversitesi’nden bir grup tarafından devam ettirildi ve 1970'li yıllara kadar kazılar Alba Palmieri başkanlığında yürütüldü.

Sonrasında İtalyan Marcella Frangipane tarafından günümüze kadar devam ettirildi. Bu gelişmenin mimari hiç kuşkusuz öncelikle Marcella Frangipane’dir. 30 yılı aşkın bir süre zarfında adeta emeğini vakfetmiş burada yapmış olduğu çalışmaların nihayet meyvesini almıştır. Artık gönül rahatlığı ile emekliliğinin tadını çıkarabilir.

Arslantepe Höyüğünde Celal Bayar zamanında “özel izin" çıkarılarak buluntular yurtdışına çıkarılmıştır. Şimdi bize düşen daha doğrusu süvarilerimize düşen kaçırılan bu eserlerin peşine düşerek ait olduğu asıl yerine yani Malatya’ya getirilmelidir.

Bir başka husus da kazılarda bulunan iki arslan heykeli ve bir kral heylekelinin Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinden geri getirtilip derhal ait olduğu yere tesliminin sağlanmasıdır. Mutlaka ama mutlaka bu konunun savsaklanmadan biran önce üzerine gidilip girişimde bulunulmalıdır.

Başka bir önemli huşu daha var ki o da UNESCO komitesine ne tür sözler verilmiştir. Bunu da biran önce kamuoyuna açıklayıp verilen sözlerin yerine getirilmesi için takipçi olunmasına olanak sağlanmalıdır. Bu vaatler yerine getirilmediği zaman komitenin listeden çıkaracağı unutulmamalıdır.

ARSLANTEPE HÖYÜĞÜ HAKKINDA KISACA

Arslantepe Höyüğü veya Melid, Malatya'nın 7 km. kuzeydoğusunda yer alan bir arkeolojik yerleşimdir. Türkiye’deki en büyük höyüklerden biridir. Höyük, Fırat üzerindeki Karakaya Baraj Gölü’nün batısındadır. Otuz metre yükseklikteki höyük MÖ 5 bin yıllarından MS 11. yüzyıla kadar iskan edilmiştir. Bölge MS 5. ve 6. yüzyıllarda bir Roma köyü olarak, daha sonra da Bizans nekropolü olarak kullanılmıştır. Yerleşim alanı 200 x 120 metre boyutlarındadır.

Kazılarda MÖ 3.600-3.500 yıllarından bir tapınak, MÖ 3.300-3.000 yıllarından bir saray, çok sayıda mühür ve ustalıkla yapılmış madeni eşyalar bulunmuştur. Tüm bu buluntular o tarihlerde yerleşimin, aristokratik siyasi, dini ve kültürel bir merkez olduğunu göstermektedir. Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenen eserler dışındaki buluntular Arslantepe Açık Hava Müzesi’nde sergilenmektedir. Mühürler, yerleşimin bir ticari merkez olduğunu göstermesi açısından dikkat çekicidir.

Saray kompleksinde ayrıca arsenikli bakır alaşımlı, gümüş kakmalı kesici-delici silahlar bulunmuştur. Sarayın yakınında bulunan ve MÖ 2.900 olarak tarihlenen mezarın bir kral mezarı olduğu düşünülmektedir. Mezarda değerli ölü hediyeleri bulunmuş olup ayrıca mezarı kapatan taş kapak üzerinde kurban edilmiş dört genç insan cesedi bulunmuştur.

Geç Uruk Dönemi (MÖ 3.400-3.200 ardından yerleşimde geniş çapta yangınlar olduğu anlaşılmaktadır. Bunun ardından, farklı kültürden halkların yerleştiği kentte Doğu Anadolu-Transkafkasya kültürel etkileri hakim olmuştur. Arkeolojik çalışmalarda elde edilen çanak-çömlekler ve yerleşim düzeni bunu göstermektedir. Yeni yerleşimcilerin büyük olasılıkla yarı göçebe küçük topluluklar olduğu düşünülmektedir.

MÖ 2.700.-2.500 yıllarında kent, Suriye-Mezopotamya kültüründen koparak özgün bir kültürel yapı geliştirmiştir. MÖ 2 binden itibaren kent, genişleyen Hitit İmparatorluğu’nun etki alanına girmiştir. Hitit Kralı I. Şuppiluliuma'nın Mittani başkenti Washukanni'ye düzenlediği seferde üs olarak kullanılmıştır. Hitit İmparatorluğu'nun çöküşünün ardından kurulan Geç Hitit krallıklarından biri olan Kammanu başkenti olmuştur. Bu tarihlerde, Asur belgelerinde kentin adı Melid olarak geçmektedir. Kenti başkent olarak alan krallık ise Kammanu ya da Melid Krallığı olarak bilinirdi.

 

Asur İmparatorluğu hükümdarı I. Tiglat-Pileser'in saldırısı sonunda bu devlete haraç ödemek zorunda kalan bölge, II. Sargon tarafından ele geçirilip yağmalandığı MÖ 712 yılında dek varlığını ve zenginliğin korumayı başarmıştır. Bu tarihten MS 5. yüzyıla kadar ise iskan edilmemiştir.

 

26 Temmuz 2021 tarihinde, 44. Dünya Miras Komitesi toplantısında alınan kararla UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi...

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA