DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Kemal Turgut Göle
Kemal Turgut Göle
Giriş Tarihi : 21-05-2021 19:15
Güncelleme : 21-05-2021 19:21

Akşener'in Söylemi Gaf Değil İhanettir

Türkiye siyasetinde bugüne kadar çeşitli spekülasyonlara, sataşmalara, iftira ve hakaretlere, ağır itham ve söylemlere şahitlik ettik...

Geçmişte benzer söylemler sonucu çatışmalar yaşandı...

Darbeler gördük...

Halkın oylarıyla iktidar olmuş bir başbakanın idamı utancını yaşadık...

Benzer polemikler ve söylemler sonucu kutuplara ayrıştık.

Öyleki iç savaş benzeri sağ-sol çatışmaları babayla oğlunu karşı karşıya getirdi.

Kardeş kardeşe kurşun sıktı.

Komşu komşuya kin kustu.

Kan aktı.

Çok canlar yandı ve sonuçta gelen darbeleri gördük. Darbeler sonucunda da...

Gençliğinin baharında fidan gibi gençlerimiz birer birer darağaçlarını boyladı.

Analar evlatsız, çocuklar babasız kaldı...

Canlar yitti ve çok gözyaşı döktük...

Ders almadık.

 

Ülkemiz üzerinde “derin hayalleri” olan ve birlik ve beraberliğimize göz diken tanıdık tanımadık, bilindik iç ve dış mihraklar yeni bir oyunu sahneye koydu.

Terör belasını tanıdık...

Yaktılar,

Yıktılar,

İhtiyar yaşlı demediler...

Masum halka,

Kundaktaki bebelere,

Oyun oynayan çocuklara,

Camideki ihtiyarlara...

Kıydılar, kıydılar, kıydılar...

 

Evler ocaklar söndü.

Köylerimiz, dağlarımız, kırlarımız boşaldı...

Aç bi ilaç vatandaşlarımız büyük şehirlere göç etti.

Toprağından yurdundan koparılan bu insanlar şehirlerin etrafında gecekondularda, çadırlarda, barakalarda yaşam mücadelesi verirken,

Şehirlerimiz, ne köye ne kasabaya benzemeyen varoşlara dönüştü.

Kan akmaya, canlar birer birer toprağa düşmeye devam etti...

Kapı komşumuzun çocuğu dağda, yan komşumuzun çocuğu cephede canlarını verdiler...

Ders almadık...

 

Nihayet Özallı yılları geride bırakıp milenyuma göz kırpırıyorken malum 28 Şubat Postmodern Darbesiyle tanıştık.

Bu ülkenin gelmiş geçmiş en yerli ve milli lideri merhum Erbakan'ı küresel aktörler ve onun piyonları alaşağı etti.

Sanırım bu sefer ders aldık. Ya da aldığımızı sanıyordum...

Sanıyordum diyorum çünkü aziz milletimiz bu sefer öyle bir vefa, öyle bir feraset örneği gösterdi ki Merhum Erbakan Hocamızın talebelerine iktidar yolunu açtılar...

 

Nihayet halkın dediği olmuş, çatışmaları geride bırakıp yeni bir yola çıkmıştık.

Bu yol bizi yine ve yeniden milli birlik ve beraberlik yoluna ulaştıracak, adil ve eşit yurttaşlık, insan hakları, hukukun üstünlüğü, milli ve manevi değerlerimizi önemseyen, Türk örf ve adetleriyle barışık muhafazakar bir yönetimle buluşturcaktı...

Geride bıraktığımız 18 yılda Erdoğan hükümetleri bunun ne kadarını başardı veya başaramadı bu tartışılır. Zaten konumuzda o değil...

Kabuledelim etmeyelim. Erdoğanlı yıllar Türk Siyasal yaşamının dönüm noktalarından biridir.

İlk defa dışlanan ve ötelenen mazlum muhafazakar kesim bu sefer oyunun baş aktörü oldu. Taşları yerinden oynattı. Statükoya darbe vurdu. Askeri ve bürokratik vesayeti kırdı...

İlk defa terörle etkin bir mücadele görüldü.

Sınırımızın dışındaki mazlum halkalara el uzattık.

Suriye'de, Libya'da, Somali, Etiyopya, Gine, Makedonya ve Türk Dünyasında oyun kurucu bir aktör olarak yerimizi alabildik.

Karabağ'da can Azerbaycan'ın yanında Gazze'de Filistinlilerin yanında olduk, el uzattık.

Filistin meselesini BM'de haritalarla dünyanın gözlerine soktuk...

Davos liderler zirvesinde Netanyahu'ya rest çekip “one minute” diyen bir liderimiz vardı. “Siz terör devletisiniz, siz bebek katilisiniz...” diye Netanyahu'ya dünya kamuoyu önünde efelenen bir liderimiz olmuştur...

Oysa bu ülke ABD ziyaretinde randevu alamayan, alsa bile ayakta el pençe duran Başbakanlar görmüştü.

İlk defa Türk Milleti psikolojik bir eşiği aşmış ve kendisini liderleri şahsında değerli hissetmiştir.

Modern dünya liderleri arasında en beğenilen liderin Erdoğan olduğunu dünya alem biliyor. Ve elbette takdir ediyor.

Çünkü Erdoğan nerede bir mazlum varsa onun hamisi ve dünya milletleri arasında sözcüsü oluyordu.

BM'de ilk kez mazlumların gür sesi olarak “Dünya beşten büyüktür...” diyordu.

 

Ve fakat gel görki yıllardır iktidar yüzü görmeyen hatta hayalini bile tasavvur edemeyen bir kesim sırf Erdoğan düşmanlığı yüzünden kin ve garezi siyasal arenaya taşıdı.

Siyaset dili kirlendi,

Erdoğan gitsin de ne olursa olsun noktasına geldiler.

Türkiye düşmanlarının bile ağızlarına alamayacakları sözüm ona eleştiri adı altında ipe sapa gelmez söylem üretiyorlar.

İftira ediyorlar,

Hakaret ediyorlar,

Evladıyla eşiyle uğraşıyorlar...

 

Dış mihrakları belki anlayabiliriz. Bilinçaltında yaşattıkları Türk İslam korkusu onlara karabasan gördürüyor olabilir. Lakin kendisini “Milliyetçi” addeden ve geçmişte bu ülkenin yönetiminde İçişleri Bakanı olma şerefine nail olmuş bir siyasetçinin “bebek katili Netanyahu” ile Erdoğan'ı aynı eşdeğer bir siyasetçi sadece gaf yapmamıştır.

Kendisine oy veren milletine de ihanet etmiştir.

İç ve dış mihrakların ekmeğine yağ sürmekle kalmamış onların sözcülüğüne soyunmuştur.

Akşener, bu söyleminden hicap duyup Erdoğan'dan ve milletimizden özür dileme erdemi göstereceği yerde yarayı kaşır gibi Erdoğan'ın memleketine giderek masum bir kadıncağızın sorduğu soruya bile tahammül edemeyerek orada bulunanları da tahrik etmiştir.

 

İnanın yazacak ve söyleyecek o kadar söz var ki sıradan bir vatandaş olarak ben yazmaya utanıyorum. Ağzından çıkanı kulağı duymayan Akşener belli ki utanma duygusunu yitirmiş.

Siyasi ahlak ve nezaketi unutmuş.

Oysa bir kadın siyasetçi olarak kendisinden daha seviyeli ve düzeyli bir siyaset tarzı beklerdik.

Bel altı siyaset belki bazı erkek siyasetçilere yakışıyor(!) olabilir fakat Akşener'e yakışmadı.

Sayın Akşener derhal çıkıp kamuoyu önünde özür dilemeli ve hatta İyi Parti Genel Başkanlığını bırakmalıdır…

Son bir sözümde peşpeşe  “Rize’de Akşener’e yapılanları kınıyorum” diyen CHP Sözcüsü ve bazı İyi Partili il örgütü ve milletvekillerine:

Anladık utanmanız ve sıkılmanız yok. 

Anladık Yüzünüz kızarmıyor…

E, birazcık adam olun diyeceğim de anlaşılan adamlığı da unutmuşsunuz.

Sahi siz çocuklarınızın yüzüne nasıl bakıyorsunuz!

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA