SİYASET
Giriş Tarihi : 14-07-2021 00:24

Yaşar: ″Hükümet özelleştirme kapsamında, hep kar eden kuruluşları satarak cezalandırmaya başlamıştır″

İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, gündeme dair açıklamalarda bulundu..

Yaşar: ″Hükümet özelleştirme kapsamında, hep kar eden kuruluşları satarak cezalandırmaya başlamıştır″

İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, gündeme dair açıklamalarda bulundu. Yaşar açıklamasında u ifadeleri kullandı:

"Hükümet özelleştirme kapsamında, hep kar eden kuruluşları satarak cezalandırmaya başlamıştır"

Özelleştirebilmek için Savunma Sanayimizin bel kemiği konumunda olan Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu’nun Anonim Şirkete dönüştüren Hükümet, şimdi de yine alanında stratejik bir öneme sahip bulunan bir başka Kamu İktisadi Teşebbüsü Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ)’ı, özelleştirme kapsamına alınmıştır.

Hükümetin bu tutumu tıpkı Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu’nda olduğu gibi kamuoyunda büyük tepkilere neden olmuştur.  Bütün tepkilere rağmen, konuya ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararı Resmi Gazete yayımlanmış ve yürürlüğe girmiştir. Yayımlanan bu kararnameye göre, TEİAŞ’ın özelleştirme kapsamına alınmasına ve halka arzına yönelik özelleştirmeye hazırlık işlemlerine tabi tutulmasına 703 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince karar verilmiştir.

Bu konudaki, özelleştirme hazırlık işlemlerinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından 31 Aralık 2022 tarihine kadar tamamlanması planlanmaktadır. Özelleştirme kapsamında, Hükümet hep kar eden kuruluşları satarak cezalandırmaya başlamıştır.

Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ), 2019 yılında 2,1 milyar TL kâr elde etmiştir. Ayrıca Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) Türkiye’nin en büyük 500 şirketi sıralamasında 14,9 milyar TL’lik 2020 yılı cirosu ile 26. sırada yer almıştır. 2020 yılı bilançosuna göre, Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ)’ın varlıklarının toplam değeri 27,9 milyar TL seviyesindedir. 12.8 milyar TL sermayeli TEİAŞ bünyesinde, 427 kişi memur statüsünde, 4 bin 487 kişi sözleşmeli statüde ve 3 bin 127 kişi daimi işçi statüsünde olmak üzere toplam 8 bin 39 personel görev yapmaktadır. Bünyesinde binlerce personelin görev yaptığı Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) 1914’te kurulmuştur. Yurtdışında çoğu ülkede kamuya bağlı olarak tekel statüsünde görev yapmaktadır. 

Kurumun bugün 22 bölge müdürlüğü ve ayrıca 10 yük tevzi işletme müdürlüğü bulunmaktadır. Kurumun, bunların yanı sıra Türkiye genelinde çok sayıda teşkilatı, lojmanı ve gayrimenkulü bulunmaktadır. Kurumun en önemli görevi, Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ), elektrik enerjisine olan talebin zamanında, kesintisiz ve sürekli aynı kalitede karşılanmasında, 36 kV seviyesinin üstü 66 kV, 154 kV ve 380 kV elektrik iletim sisteminin işletilmesini sağlamaktır.

Ayrıca kurumun, santrallerde üretilen elektriğin yüksek gerilim hatları ile dağıtım şebekelerine iletilmesi ile şebeke güvenliğinin sağlanması için yük tevzinin yapılması, hatların projelendirilmesi, tesisi, bakımı, kontrolü, işletmesi ve yük dağıtımı gibi yine pek çok önemli görevi bulunmaktadır. TEİAŞ’ın, enerji iletim hat uzunluğu 70.034 kilometreye ulaşmıştır. Kurumun, trafo merkezi sayısı 746’ye, trafo sayısı 1.891’ye ve kullanıcıya hizmet veren toplam kurulu güç miktarı ise 115.251 MVA’a çıkmıştır.

Bugüne kadar özelleştirme uygulamalarının hep dışında kalan Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ), yayımlanan son kararname ile özelleştirme kapsamına resmen alınmıştır. Bu şirketin neden özelleştirilmek istendiği ne teknik, ne de ekonomik anlamda kamuoyunda bir türlü anlaşılamamıştır. Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) kasasında yeterince parası olan ve alternatifi olmayan bir kurum niteliğindedir. Bu hizmeti Türkiye’de veren ikinci bir şirket yoktur. Bu kurumun, kasasında bulunan parası ve mal varlığından başka özelleştirilmesini gerektirecek bir amaç olamaz. Bizler bunun kamu adına doğru olmadığını düşünüyoruz.

"TEİAŞ özelleştirmesi yanlıştır, ileride bundan pişmanlık duyulacaktır"

Geçmişte yapılan özelleştirmelere dönüp bakıldığında, TEİAŞ özelleştirmesinin de yanlış olacağını ve ileride bundan pişmanlık duyulacağı açıktır.Üretim ve dağıtım özelleştirmeleri yanlış olmuştur. Bakın bugün elektrik fiyatları kontrol edilemez hale gelmiştir. Üretim ve dağıtımdaki özelleştirmeler hep alım garantili ve döviz bazlı yapılmıştır. Nükleerden bir türlü vazgeçilemiyor. Nükleer enerjide alım garantisi 12.35 dolar sent olarak belirlenmiştir. Bu rakam, Türkiye için çok yüksek bir rakamdır.

Güneşte Enerjisinde bugün ihale şartnameleri 2.5 dolar sent civarındadır. Dövizle yapılıyor. Burada da alım garantisi verilmiştir.   Bunların bir benzeri bugün, hep beraber önüne geçemezsek maalesef Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) özelleştirmesinde yaşanacaktır. Bakın daha yeni, elektrik fiyatlarına yüzde 15 oranında zam yapılmıştır.  Hepinizin de bildiği gibi elektrikte gerek üretim, gerekse dağıtım tarafı daha önce yapılan özelleştirmeler kapsamında özel şirketlerin eline geçmiştir.

"Zamların altında yatan en önemli nedenlerden birisi özelleştirme"

Her zam sonrası vatandaşlarımız tarafından şikâyet konusu haline gelen elektrik faturaları genelde iki kalemden oluşmaktadır. Birinci kalem üretilmiş elektriğin mal olarak sunulduğu kalem.  İkinci kalem de dağıtım hizmetlerinin sunulduğu kalemdir. Kamuoyunda yüzde 15 olarak yansıtılan zam aslında bu kalemlerde ayrı ayrı kendini göstermektedir. Aslında elektrik üretim tarafına son olarak yüzde 19.27 oranında, dağıtım tarafına da yüzde 7.58 oranında zam yapılmıştır. Üretim ve dağıtım tarafına yapılan bu iki zam faturaya yalnızca yüzde 15 olarak yansıtılmıştır. Bu zamların altında yatan en önemli nedenlerden birisi özelleştirme ve bunun sonuçları, diğeri de döviz kurunda yaşanan hareketliliktir.

Döviz bu kadar yükselmeseydi üretim tarafındaki zam bu kadar yüksek olmayacaktı. Dövizdeki en ufak hareketlilik elektrikteki zammı kaçınılmaz hale getirmektedir. Elektrikte dağıtım kalemine yapılan zam ise, Türkiye genelinde 22 bölgede yapılan özelleştirmelerin dövizle yapılmasından kaynaklanmaktadır. Kamudaki özelleştirmeler ve hazine garantili yatırımlar yüzünden Türkiye’de birçok alanda fiyat istikrarı kaybolmuştur.

Sanayicilerimiz günlerdir elektrik fiyatlarını öngöremediklerini söylüyor. Seslerini bir türlü hükümete duyuramıyor. Elektik ve doğalgaz gibi zamlardan dolayı sanayide maliyetler anormal bir şekilde artmaktadır. Bu durum, başta sanayide istihdam ve rekabet olmak üzere ihracatı olumsuz etkilemeye başlamıştır.  Elektrik ve doğalgazda özelleştirme ve dolar bazlı alım garantileri devam ettiği sürece elektrik ve doğalgaz fiyatlarındaki artışlar sürecektir. Bu durum vatandaşların hep yüksek fatura ödemelerine neden olacaktır. Üretim ve dağıtım özelleştirmeleri yanlış yapılmıştır.

Üretim ve dağıtım özelleştirmeleri sırasında yatırım yapabilmesi için özel sektöre döviz bazlı bazı teşvikler vermiştir. Bu teşvikler verildiği sırada 2 TL ve 3 TL civarında olan 1 dolar, bugün 8.8 TL’ye yükselmiştir. Bu nedenle, hükümet verilen bu teşvikleri kontrol edilemez hale gelmiştir.

"Elektrik zammı dolar kurunda ortaya çıkacak artışa bağlı olarak sürecektir"

Bugün hazine garantili köprüler, otoyollar, hastaneler ve havalimanları neyse, elektrik konusunda benzer şekilde alım garantisi söz konusudur.  Buradaki tek fark geçmeyen araçların ve uçmayan yolcuların parası alınmıyor. Ama buna karşılık, üretilen elektrikte dolar bazlı alım garantisi söz konusudur.  Yani yüzde 15’lik elektrik zammı geçici bir durum değildir. Elektrik zammı dolar kurunda ortaya çıkacak artışa bağlı olarak sürecektir.  

Bugün Türkiye’nin kullanmış olduğu elektriğin yarısı ithal kömür ve doğalgazdan dolara bağlı olarak, diğer yarısı da yenilenebilir enerji kaynaklardan dolarla alım garantisi kapsamında üretilmektedir. Üretim ve dağıtım bir yana iletim konusunda Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ)’a verilen görev çok büyük önem taşımaktadır. İletimde kamunun dışında bir yönetim karşısında Türkiye sık sık karanlıkta kalabilir ve karanlığa mahkûm edilebilir. Bu nedenle, kurumun özelleştirilmesinin özellikle de, yabancılara satılmasının büyük sakıncaları bulunmaktadır.

Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) tıpkı Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu gibi stratejik bir öneme sahiptir. Kurumun özelleştirilmesi ve yabancılara satışı ulusal güvenliğimiz açısından da büyük bir tehdit oluşturacaktır.

"Bu yanlıştan, çok geç olmadan biran önce dönülmelidir"

Genel Başkanınız Sayın Meral Akşener, geçen Hafta Çarşamba Günü Partimizin Grup Toplantısı’nda yapmış olduğu konuşmada, kurumun Türkiye’deki anlık elektrik arz-talep dengesini sağlama gibi hayati bir görevi bulunduğuna işaret ederek,  Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi’nin (TEİAŞ) özelleştirilmemesi konusunda iktidarı uyarmıştı.

Aynı uyarıyı buradan Hükümete bir kez de biz yapıyoruz. Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ)’ın özelleştirilmemelidir. Kamunun elinde kalmalı ve Kamu eliyle yönetilmelidir. Özelleştirme fikrinin anası ve neo-liberalizmin yılmaz savunucusu olan Margaret Thatcher bile, iktidarı döneminde elektrik iletimini özelleştirmemiştir.

Size ne oluyor?  Bu kurumu, hangi nedenlerden dolayı ve hangi gerekçelerle özelleştiriyorsunuz?  Bu sektörün kontrolü mutlaka mevcutta olduğu gibi kamuda olmalıdır. Aksi halde, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığı tehlikeye girecektir. Bağımsızlığımızı tehlikeye sokabilecek bu yanlıştan, çok geç olmadan biran önce dönülmelidir."


Hibya Haber Ajansı