YEREL
Giriş Tarihi : 14-01-2022 13:18

Üsküdar'da Mustafa Demirci ile şiir ziyafeti yaşandı

Şiirlerinde manevi duyguların fotoğrafını çeken Müzisyen Mustafa Demirci, Üsküdar Belediyesi tarafından düzenlenen, Prof. Dr. Nurullah Genç’in moderatörlüğünü üstlendiği Şiir Medeniyeti etkinliğinde İstanbullularla buluştu. Mustafa Demirci, vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleşen etkinlik sırasında, şiirlerinden bir seçki sunarak manevi duyguların yaşamdaki rolünün altını çizdi..

Üsküdar'da Mustafa Demirci ile şiir ziyafeti yaşandı

Gerçekleştirdiği etkinliklerle her kesimden insanın yaşamına dokunan Üsküdar Belediyesi, kültür- sanat dünyasının önde gelen isimlerini İstanbullularla buluşturuyor. Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezinde, Prof. Dr. Nurullah Genç’in moderatörlüğünde gerçekleşen Şiir Medeniyeti etkinliğinde Müzisyen Mustafa Demirci, şiirleri ve sohbetiyle şiir ziyafeti sundu.  Hayatındaki deneyimleri Üsküdarlılarla paylaşan Nurullah Genç ise "Tren Garı" hikayesini anlatarak, yaşam mücadelesinin önemini anımsattı. Genç, Erzurum'da öğrencilik yıllarında bir fırında gece geç saatlere kadar çalıştığını, çoğu zaman öğrenci yurduna gidemediğini, dışarıda yattığını söyleyerek, o dönemlerde tren garını keşfettiğini ve bir süreliğine tren garında bulunan bankın kendisinin yastığı ve yorganı olduğunu ifade etti. 

Hocasından şiir yazma izni aldı

Şiir dinletisinde çocukluk anısından bahseden Prof. Dr. Nurullah Genç, “Vazife yapmak için Niğde'ye gittim. Başladım orada çalışmaya. Müftülüğe gidiyorum. Bir cami imamının yanında müezzinlik yapıyorum. Şiir yazmam gerekiyor şiir yayınından anlayan biri var mı dedim, Yeşil Bor gazetesi varmış. Gittik gazeteyi bulduk. İçeri girdim. Kendimi tanıttım, ben şiir yayınlamak istiyorum dedim. Nurullah Genç gelmiş dediler. Beni nerden tanıyorsunuz dedim. Sen milli şiir yarışmasında birinci olmadın mı dediler. Bir gün müftü çağırdı. Hocam buyurun dedim. Bu şiirler senin mi dedi. Evet hocam dedim. Haftaya Sokullu Mehmet Paşa Camiinde orada vaaz edeceksin dedi. Hocam ben yapamam dedim. O zaman şiir yazmayacaksın dedi. Mehmet Akif senin yaşında vaaz veriyordu seferberliğe çağırıyordu dedi. Ya yapacaksın ya yazmayacaksın dedi. Merkez Camii dediği yer 5 bin cemaati olan bir camii. Daha önemlisi Asım Köksal Hoca İslam Tarihi Yazarı, orada namaz kılıyor. Düşündüm taşındım benim yazmam lazım. Çözüm aklıma geldi. Gittim kitapçıya Timurtaş Hocanın yeni kaseti geldi mi diye sordum. Geldi deyince hepsini ver dedim. Söz veriyorum bir hafta sonra getireceğim kaseti dedim. Götürdüm 3 gün içerisinde kaseti ezberledim. Müftünün yanına gittim tamam hocam haftaya vaaz veriyorum dedim. Tamam o zaman şiir yazabilirsin dedi. İzin aldım” ifadelerini kullandı. 

Kâinatın bir ritmi var

Etkinlikte ritim ve musiki konularına değinen Mustafa Demirci, “Müzik dediğimiz ses ve ritimden ibaret. Ritim duygusu herkeste var. Çocukta da var büyükte de var. Mesela çocukların herhangi bir eğitim almaksızın ritmik bir şey duyduğunda kendi kendime yazması, çizmesi, zıplaması bir şey işaret ediyor. Fıtratında var olan bir şey. Çünkü kâinatın bir ritmi var. İçimizdeki bu ritmin kâinatta bir karşılığı var. Hayatın ritmi var diyoruz” dedi.


Hibya Haber Ajansı