DÜNYA
Giriş Tarihi : 20-06-2022 15:28

Bin yıllık Turfan harabelerinin koruyucusunun öyküsü

Yarğol Antik Kenti’ndeki kültürel eserlerin korunması çalışmalarından sorumlu 39 yaşındaki Gübehrem Mömün, antik kentte devriyeye çıkıp bakım yapıyor.

Bin yıllık Turfan harabelerinin koruyucusunun öyküsü

Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nin Turfan bölgesindeki Yarğol Antik Kenti, sanki eski bir gemi gibi, aşırı güneş ışınları altında sessiz sakin duruyor. Yarğol Antik Kenti’ndeki kültürel eserlerin korunması çalışmalarından sorumlu 39 yaşındaki Gübehrem Mömün, her zamanki gibi antik kentte devriyeye çıkıp bakım yapıyor, turistlerin antik kenti güvenli ziyaret etmelerini sağlamanın yanısıra antik kentteki değişiklikleri kamerasıyla fotoğraf çekerek kayda geçiriyor...

Sadece Gübehrem değil, onun büyükbabası ve babası da Yarğol Antik Kenti’nde kültürel eserleri koruma görevlisiydi. 1972 yılından itibaren, bir aileden üç nesil yarım yüzyıldır sırasıyla Yarğol Antik Kenti’nin korunması çalışmalarını sürdürüyor.

Turfan şehrinin 10 kilometre batısında yer alan Yarğol Antik Kenti, dünyanın en büyük, en eski ve en iyi korunmuş topraktan mimari kalıntısı olarak siyaset, kültür, tarih, sanat gibi çeşitli alanlarda önemli değerlere sahiptir.

 Xinjiang’ın Turfan bölgesindeki Yarğol Antik Kenti

Gülbehrem’in büyükbabası Rahman Siti, Turfan kentinin Gaochang bölgesindeki Yar kasabasına bağlı Yarğol köyü sakini. Rahman kültürel eserleri koruma görevlilerinin Yarğol Antik Kenti’nde yürüttükleri arkeolojik kazı çalışmaları için elinden gelen yardımı sağlamıştı. Siti, kültürel eserleri koruma görevlileriyle iletişim kurma sürecinde, köyün yanında yer alan o “toprak yığınının” oldukça parlak bir tarihe sahip olduğunu öğrendi.

   1961 yılında, Yarğol Antik Kenti’nin kalıntıları, ilk grup ulusal önemli kültürel eserleri koruma birimleri listesine alındı ve antik kenti koruma çalışması güçlendirildi. Rahman 1972 yılında yerel hükümetin bölgede kültürel eserleri koruma görevlisi iş ilanı yayınladığını duyanca, köydeki grup müdürü görevinden hiç tereddüt etmeden vazgeçerek, Yarğol Antik Kenti’nin ilk ve tek kültürel eserleri koruma görevlisi olarak işe alındı.

  Sonraki 18 yıl boyunca, ailesinin yardımı ve desteğiyle, Yarğol Antik Kenti’nin günlük yönetim çalışmasını üstlenirken, bilet satışı, turistler için güvenli ziyaret sağlama, her iki günde bir devriye gezme ve yakındaki Yarbulak Bin Buda Mağaraları ve Astana mezarlığında düzenli olarak araştırma çalışmalarından sorumlu oldu.

Toplam yüzölçümü 376 bin metrekareyi bulan Yarğol Antik Kenti yaklaşık 53 futbol sahası büyüklüğündedir.

Antik kentte çok sayıda mezarlık var. Rahman gün boyu eşeğinin sırtında Yarğol’un her köşesinde devriye gezdi. Gübehrem daha önce bir keresinde büyükbabasına antik kenti korumakta neden bu kadar ısrarcı olduğunu sorduğunda büyükbabası ona: “Büyüdüğüm yeri iyi korumak istiyorum, ayrıca uzun bir geçmişe sahip, yurt içinde ve yurt dışında ünlü böyle bir yerde çalışmaktan gurur duyuyorum.” dedi.

 Rahman’ın antik kente olan sevgisi, en küçük oğlu Mömün Rahman’ı çok etkiledi. Küçük yaşlardan itibaren babasının antik kenti devriye gezme çalışmalarına eşlik eden Mömün kültürel eserleri koruma çalışmalarına aşinaydı. 1990 yılında, babası Rahman emekli olduktan sonra, Mömün, babasının görevini devraldı.

 Mömün, Yarğol Antik Kenti’nde eşeğiyle devriye geziyor

Mömün kültürel eserleri koruma görevlisi olarak görev yaptığı süre boyunca devlet, antik kenti koruma boyutunu güçlendirdi. Mömün neredeyse antik kentle ilgili hemen hemen tüm koruma ve bakım projelerine katıldı, aynı zamanda köylüleri antik kent için emek gücü ve çeşitli yardımlar sağlamaya yönlendirdi.

Antik kent sayesinde Mömün ailesinin kaderi değişti. Mömün ailesindeki değişikliklerden bahsederken şunları söyledi: “Antik kentte çalıştığım için çok sayıda biliminsanıyla tanıştım ve farklı hayatlara tanıklık ettim. Bu yüzden dört kızımın okumasını istedim. Daha sonra, onların hepsi üniversiteyi kazandı ve üç kızım master derecesi aldı.”

 İki ay sonra, Mömün de emekli olacak. Kalbi antik kentin sevgisiyle dolu olan Mömün: “Eğer antik kentin duvarlarından küçücük bir toprak parçası düşerse bile, kalbim çok sızlar ve gözlerim sulanır. Emekli olsam bile, hayatımın geri kalanında babam gibi burayı tüm kalbimle koruyacağım.”

Büyükbabası ve babasının etkisiyle, Gülbehrem’in kalbinde çocukluğundan itibaren antik kenti koruma isteği filizlenmişti. 

Gülbehrem, lisans ve yüksek lisans eğitimi sürecinde sırasıyla tarih ve kültürel mirasları koruma dahil iki dalda eğitim aldı. 2013 yılında mezun olduktan sonra büyük şehirdeki iş fırsatından vazgeçen Gülbehrem, köyüne dönerek babasının iş arkadaşı olarak iş hayatına başladı.

 Gülbehrem (sağda) ve babası Mömün ile birlikte Yağrol Antik Kenti’nde devriye geziyor

 

Gülbehrem Yarğol Antik Kenti’yle ilgili olarak şunları söyledi: “Beni en çok gururlandıran şey, Yarğol Antik Kenti için Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’ne (UNESCO) dünya mirası başvurusu çalışmalarına katılmak oldu.  22 Haziran 2014 gününü asla unutamam. O gün Yarğol Antik Kenti, Çin, Kazakistan ve Kırgızistan’ın ortaklaşa başvuruda bulundukları “İpek Yolu: Chang’an-Tianshan Koridoru Boyunca Yol Ağı”ndaki antik kalıntılardan biri olarak Dünya Mirasları Listesi’ne alındı. Biz kazandık! Büyükbabam hayatta olsaydı çok mutlu olur ve gurur duyardı.”

Son yıllarda, merkezi hükümet Yarğol Antik Kenti’nin korunması çalışmalarına toplam miktarı 100 milyon yuandan fazla bütçe ayırdı. Bu yıl, Yarğol Antik Kenti’nin yeni tur onarım projesi kısa süre sonra başlatılacak. Kültürel eserleri koruma personelinin sayısı da Rahman’ın çalıştığı dönemdeki 1’den şimdiki 12’ye çıkarken, daha profesyonel ve bilimsel bir ekip oluşturuldu. Geçmişten farklı olan ise, Gülbehrem ve meslektaşları şimdi tarihi eserleri koruma çalışmalarıyla ilgili bilimsel araştırmalar yapıyor.

 Gülbehrem Yarğol Antik Kenti’nde devriye geziyor

 

Ülkemizde kültürel ve doğal mirasların korunması çalışmalarının sürekli ilerletilmesiyle, 2 bin yılı aşkın bir geçmişe sahip olan bu antik kent gittikçe yeni dinamizm kazanıyor.

Günümüzde iki çocuk sahibi olan Gülbehrem, çocuklarından beklentilerini şöyle anlattı: “Çocuklarım da benimle aynı meslekte çalışacaktır diyemem, ama onların antik kentle derinden tanışmalarını umut ederim, çünkü antik kent memleketimizin antik kenti olduğu gibi, Çin ulusunun da antik kenti ve aynı zamanda dünyanın antik kentidir.”

Kaynak Çin Uluslararası Radyosu
Hibya Haber Ajansı

AdminAdmin